Postingan

Menampilkan postingan dari Februari, 2023

Bölüm 12

 Bir kırgın papatyayı yaşama döndürmek için sadece ona seni seviyorum demek yeterli. Papatyalardan taçlar yapayım saçlarına, seni o kadar çok seviyorum ki papatyalar doldursun her yanını. Papatyalardan bir gelecek düşlemiştim, tıpkı onların başında geldiği gibi herkes kopardı yapraklarını. Bir an geldiğinde papatyanın son yaprağı da düşer kendi kendine. Geriye kalan ise sadece sevmiyor sözcüğü olur.  Papatyalar dökülsün her yanına, sen geçerken yollardan. Açıyor papatyalar ben her aşık olduğumda, soluyor papatyalar sen her gittiğinde. Papatyanın kokusu kadar hayallerim, etkili ama çabucak geçen. Yetmiyor senin gidişin, bitmiyor bir türlü özlemin, papatyalar açtı ve soldular, hani gelecektin onlar tekrar açtığında?.  Sana güllerden dolu bir çiçek buketi yapmayacağım sevgilim, güller solar ancak saçına takacağın papatyalar gülüşünle birlikte her zaman yeniden açarlar. En güzel papatyaları derleyip getirmeliyim sana. Ellerin ellerimde olmalı, gözlerim gözlerine bakmalı. Sen ...

Bölüm 11

 Korkuyorsun değil mi? Yeniden kırılmaktan, sevilmemekten, yeniden sevememekten korkuyorsun. Bir kere kırıldığın zaman yeniden eskisi gibi olamayacağını sanıyorsun. Yüreğinin umut dallarını kırıp geçen rüzgarlara küsüyorsun. Biri gelip tekrar kırıp, tekrar incitmesin diye kaçıyorsun tüm insanlardan. Yeniden umut etmekten korkmaya başlıyorsun. Biliyor musun; " ne kadar kaçsanda umut kırıldığı yerden, yeniden yeşerir. İnsan yeniden sever; yeniden umut eder ve yeniden hiçbir şey olmamış gibi gülümsemeye başlar.

Bölüm 10

 Papatya fallarına inanırdım eskiden, şimdi büyüdüm ve hiç papatyam kalmadı bahçelerimde. Nereye gidersen git papatyalar bitecek oralarda. Senin yanında, bastığın toprakta ve soluduğun havada olacaklar. Papatyalar sana her zaman gülümseme ve mutluluk getirecek, çünkü sen hep onları kıskandıracaksın. @esma_nur_papatya

Bölüm 9

 Konuşuyorum ama anlaşamıyorum kimseyle, Ya ben anlaşılmadığımı Ya da, neyse. düşünüyorum, Ki mutsuzluk için onca sebep varken Arasında en sıkıcı olanını bulmuş gibi, En çekilmeziyle uğraşır gibiyim bugünlerde Neyi, nasıl anlatacaksın ki ? Herkes sinirli, üzgün, dargın, kırgın birbirine. Artık anlaşılmadığını bile anlatamayacak kadar, yutkunamadığını kimi zaman, Kimi zaman da boğulduğunu dökemeyecek kadar dile. Sevmek isteyip de bir türlü sevemeyecek kadar yorgunum. İyi biri olmaksa derdim, galiba ben kötü biriyim. Beklenilen gibi olmaktan kaçıp farklı olmaya çalışmaktan, Dümdüz değil de ayrıntıların adamı gibi takılmaya uğraşmaktan, Güçsüzlüğünü güçlü gibi durup göstermemeye çalışmaktan, Kırmak kendini, belki kırmamaya çalışmaktan, Koşuşturmaktan, Hep ama hep çabalamaktan, Yaşıyor gibi yapmaktan, Yalnızlıktan öylesine yorgunum ki. Ne kadar anlatsam anlaşılmayacağım belki, Ama olsun anlatmazsam delirmek üzereyim. Her şeyi unutmuşcasına boşluğun içindeyim. Her şeyin içinde sensiz....

Bölüm 8

 " Canım çok şey anlatmak istiyor ama yorgunum. Beynim yorgun, bedenim yorgun, bunca şeyi affeden kalbim bile yorgun artık. Heveslerim yorgun, iyimserliğim yorgun, konuşarak anlaşmaya olan inancım bile yorgun. Çok yorgunum. "

Bölüm 7

 Hani bazen kaybetmemek için fedakarlıklar yapıp yine de kaybediyorsun ya, Sonra "Ben nerede hata yaptım ?" Diye kendini sorguluyorsun ya hani. İşte o hatayı davranışlarınız da değil, yüreğiniz de arayın. Çünkü sen, onu hiç hak etmediği kadar çok sevdin ! Hepsi bu. İnsanı en çok üzen, en sevdikleri olur. Günlerdir uyuyamamanın nedeni bir zamanlar birlikte huzurla uyuduğun kişidir. Şimdi seni deli gibi ağlatan kişi daha önce yüzünü en çok gülümsetendir. Bütün hayallerini yıkan, bir zamanlar en güzel hayalleri birlikte kurduğun kişidir. Seni üzen bir başkası değil aslında, sana en çok zarar veren içinde büyüttüğün sevginin kendisi. Çok fazla değer verdiğimiz için çok çabuk değer kaybediyoruz. Bizler aslında acıya aşık oluyoruz. Canımızı en çok kim yakacaksa gidip onu buluyor, onu seviyoruz.

Bölüm 6

 Böyle nasıl bir şey biliyor musunuz; Özlüyorum nefes alamıyorum. İçimi dökmek istiyorum ama bunu tarif edecek kelimeler bulamıyorum. Bir söz okuyorum, bir şarkı dinliyorum, Tam da böyle hissediyorum diyorum ama yine eksik kalıyor kelimeler seni anlatmaya. Karşısına geçip nolur elimi tut bırakma demek istiyorum. Sana sarılıp saatlerce ağlamak kokunu içime çekmek istiyorum ama olmaz ve bunuda gayet iyi biliyorum. Kendime nefes al diyorum ama özlemler boğazıma diziliyor, Bırak git onu artık diyorum hatıralar engel oluyor. Aslında bana nefes aldırtacak şeyi biliyorum ama onun ne kadar imkansız olduğunu da iyi biliyorum. İşte böyle nefes almadan yaşamaya çalışıyorum.

Bölüm 5

 Gidene mi zor, yoksa kalana mı?. Gitmek kolay diyorlar, peki için kaldıysa gittiğin yerde?. Sesin kaldıysa, Gülüşün kaldıysa , Aklın kaldıysa, En önemlisi kalbin kaldıysa.  Gerçekten gitmiş mi olursun, üstelik deli gibi özlerken ?. Hani derler ya hep gidene mi zor, kalana mı zor diye. Işte ordaki ne giden, ne de kalan ben değildim. Çünkü gidene de, kalana da değil; Sevene zordu vedalar. Giden unuturdu, kalan ise bazen yanar sonra sönerdi. Sevendi hatırlayıp acıyla boğuşan.

Bölüm 4

 Sevebilir misin beni, olduğum gibi. Hiçbir kurala, sınıra, beni bana hapsetmeden, değiştirmeye, benzeştirmeye, çözümlemeye çalışmadan, yargılamadan, sorgulamadan, tanımlamadan, başı sonu belli olmayan bir sonsuzluklar coğrafyasında, sevebilir misin beni, olduğum gibi.  Anlam veremediğin halleri, sözlerim, tavırlarıyla, yersiz hüzünlerim, suskunluklarım, kıskançlıklarımla, sebepsiz duygusalliklarim, pişmanlıklarım, özlemlerimle, inatçılığım, gururum ve arzularımla. Aştığım, aşamadığım, aşmaya çalıştığım sıra dağlar var önümde.  Kırmaya çalıştığım zincirlerim var ruhumda, yüreğimi daraltan, nefessiz bırakan.  Dipsiz kuyularım, göstermeye çekindiğim yaralarım, derinlere attığım korkularım var.  Sevebilir misin beni, olduğum gibi. Hayallerim var benim, büyük, küçük, rengarenk. Umutlarım var imkanlı, imkansız. Düşlerim var, hadli, hadsiz. Bütün maskeleri çıkarıp, ruhumu özgür bırakabilecek miyim yanında.  Sevebilir misin beni, bütün doğrularım ve yanlışlarımla ...

Bölüm 3

 Mesela ben çok gülerdim , çok konuşur , saatlerce aynı konudan bahsedebilirdim . Ama bir şeyler oldu sonra , gerçi bir şeyler hep oluyordu ama ben geç farkettim işte , bazı konuları aşamadım , bazı şarkıları susturamadım , bazı cümleleri unutamadım ve kalbimi yaşanmışlıklardan arındıramadım . Birileri uzun uzun bir şeyler anlatıp durdu ama cevap veremedim hiçbirine . Çok sevdim herkesi ama kimsenin sevdiği olamadım . Çok şey sayıkladım , kimse anlamaya çalışmadı . Sonra sustum , hep öyle olur ya zaten ...

Bölüm 2

 Size helal olmayan birini kaybetmekten korkmayın. Sana iyilik ederse Allah onun kalbini sadece senin için korur. Birçoğu ona yakın ve onun gibi olsa da, sonunda doğru zamanda sizinle buluşana kadar Allah onu yalnız bırakacaktır.  Senin için olmasa bile şunu hatırlamaya çalış: "Belki bir şeyden senin için çok hayırlı olduğu halde nefret edersin, ve belki de senin için çok kötü olduğu halde bir şeyi seversin. Allah bilir, oysa siz bilmezsiniz." (Bakara Suresi, 216)  Şu anki görevimiz düşünmek, sonra kendimizi geliştirmektir. Aşk konusunda, karmaşıklığa gerek yok, endişelenmeye gerek yok. Yakınsak eğer. Allah'ım Allah sana neyi vermez :) . . . @esma_nur_papatya 🌼🌼🌼🌼🌼🌼🌼🌼

Bölüm 1

Hayatımızda olan bir olay değil, Allah'ın vermek istediği bir ders var.   Dolayısıyla mesele, sorunun ne kadar ciddi olduğu değil, onunla başa çıkmakta ne kadar akıllı olduğumuzdur.   Allah'tan sorunu kaldırmasını istemeyin, kalplerimize her zaman onunla başa çıkma gücü vermesini isteyin.